SATRANÇ HAYATIMDAKİ SON GELİŞMELER.

Artık yavaş yavaş satranç anılarımı yazarken kendimi pehlivan tefrikası yazıyormuş gibi hissetmeye başladım: 32 kısım tekmili birden. Eh, fazla birşey kalmadı...

Ereğli takımından ve aktif satrançtan ayrıldıktan sonra bir süre turnuvalarda oynamadım. Ama daha sonra nasıl oldu bilmiyorum, birader Hasan' ın rolü oldu sanırım, yeniden lisans çıkarttım ve turnuvalara döndüm.

-2002 Türkiye Birinciliği Yarıfinali, Konya
-Ulusal katılımlı 19 Mayıs Turnuvası, Samsun
-2. Lig G grubu eleme maçları, Samsun
-2002 Türkiye Birinciliği finali, Ankara
-2. Lig, play-off sonrası ek şans, Ankara
-2. Lig Play-off Maçları, Bolu : ÇATALÇAM BELDE SPOR 1. LİGDE!

Bu turnuvalarla ilgili yazı, anı, düşünce ve resimleri bu sayfada bulabileceksiniz. Bazen elim sürçer, adınız geçer, hoşunuza gitmeyen yanlışlıklar okuyabilirsiniz. Bu durumda olan herkesin en kısa zamanda bana ulaşması ve gerekli düzeltmeyi sağlaması hiçte zor olmayacaktır.

2002 Türkiye Birinciliği yarıfinali, Konya

2002 Türkiye Birinciliği yarı finali Konya Selçuk otelde yapıldı. 11 tur üzerinden oynanan turnuvada ilk 6 turda gerektiği kadar galibiyet alınca (4 tane) son 5 turda gereken tek şey, derece için oynayan birine rastlamamak ve berabere bağlayarak turnuvayı tamamlamaktı.

+4 =7 -0 skoru ile yenilgisiz ve fazla zorlanmadan tamamladım. Hasan' da +5 =5 -1 ve aynı puanla ilk 20 arasında yer aldı ve böylece Türkiye Birinciliği Finali' ne katılma hakkı elde ettik.

Sayfa Başına Dön

 

Ulusal katılımlı, birinci 19 Mayıs Turnuvası, Samsun

Turnuvanın adındaki "birinci" kelimesine dikkat çekmek istiyorum: Türkiye' de çok turnuvalar gelenekselleştirilmek istenerek başlatılmıştır: 1. Mersin festival turnuvası 1979, 1. Kuşadası Altın Piyon turnuvası, Çarçamba Yeşilırmak turnuvası gibi... Ancak bu saydıklarımın hiçbirinin ikincisi henüz yapılmamıştır. Çanakkale Festival turnuvası bu saydıklarım arasında en olumlu örnektir. Birinci 19 Mayıs turnuvası' da 19 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde 2002 yılında düzenlendi. Emeği geçen herkesi kutluyorum.

19 Mayıs turnuvası benim için pek zor olmadı. 7 turlu turnuvanın ilk 6 turunu kazanınca, 2.liği eşpuan ile paylaşmak isteyen Serkan Koç' un berabere önerisini kabul etmek şampiyonluk için yeterli oldu. Bu turnuva ile ilgili unutamadığım anılarım daha çok turnuva sonrasından: Ödül töreni turnuvanın sponsorlarından biri olan yerel bir TV kanalının stüdyosunda canlı olarak yapıldı, bir vali yardımcısı da ödül törenine katıldı, turnuvayı uluslararası yapabilmek için önümüzdeki sene daha çok çalışılmasının kararıı alındı, canlı yayında ödüllerimiz dağıtıldı, yayın sonrası benim tam altın kutusu diğerleriyle karışmış olmasın diye açtığımızda içinden tam değil yarım altın çıktı, sponsor TV kanalının ilgilisi "Sorun olur mu?" diye sordu!

Bakarmısınız, adam ödül olarak tam altın diye bilerek yarım altını kutuya koymuş, bana hiç bir şey söylemiyor, açmadan gitsem kandırıldığımı, dolandırıldığımı düşüneceğimi önemsemiyor ve böyle saçma bir soru soruyor. Neyse, maddi değerinden daha fazla manevi değeri olduğunu, ilerde kandırıldığım bir turnuva olarak anımsamak istemediğimi anlattım, onlar da gerekeni yaptılar ve ödülümü tam altın olarak değiştirdiler. Önümüzdeki senelerde daha güvenilir sponsorlara gereksinim olacak.

Sayfa Başına Dön

 

2. Lig G grubu eleme maçları, Samsun

Siz hiç 30 saat boyunca hıçkırdınız mı? Ben yaptım. Hiç kolay değil. Denemeye çalışmayın. Diyaframınız değil artık, tüm organlarınız ağrıyor, sızlıyor, rahatsızlık veriyor. Çünkü her hıçkırmada hepsi birden içinizde havalanıp iniyorlar. Hamlık bile oluyor iç organlarınızda. Bu benim başıma 2. Lig elemeleri Samsun' da yapılacağı günden bir gün önce geldi. Gecenin bir vakti Bafra Devlet Hastanesi aciline gitmemi gerektirecek denli rahatsızlık verici. Peşine de ağır bir soğuk algınlığı bastırmaz mı? Şu aşağıdaki fotoğraflara bakın ve ne denli rahatsız olduğumu görün.

Rakip Samsun Devlet Hastanesi takımı. En sağda ben. Karşımda Dr. E. Çetinol. Hasta ve doktor.
En solda ben. Grupta 2. olan Bafra Belediyesporu 5,5 - 0,5 yenmekle meşgulüz.

Neyse, ilk turda zaten mesai saati nedeniyle oynayamayacakım. 2, 3 ve dördüncü turlarda kaptan olarak takımımın başına geçtim ve zaferden zafere koşturdum ;) İlk turda eksik kadro ile 3,5 - 2,5 kazanmışlardı. 2. turda Bafra Belediyesporu 5.5- 0.5, üçüncü turda Ordu İdman Yurdu Spor Kulübünü ve son turda Samsun Devlet Hastanesini 6 - 0 yenerek grup birincisi olduk. İlginç bir not, bizim 5,5 - 0,5 yendiğimiz Bafra Belediyespor ilk ve 3. turlarda hükmen kazanarak 6 şardan 12 puan oynamadan kapıp grup ikincisi oldu ve finallere katılma hakkı sağladı.

Samsun' daki 2. Lig G grubu maçlarında 1. olan Çatalçam Belediyesi Spor Klübü


Sayfa Başına Dön

 

2002 Türkiye Birinciliği finali, Ankara

2002 Türkiye Birinciliği finalleri Ankara'da yapıldı.Ancak son ana dek hangi ilde yapılacağı belli değildi. Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) resmi sitesinde önce Ankara olarak açıklandı, daha sonra Ankara dışı bir yer olabileceği duyuruldu. Konu boşlukta kalınca TSF' nin forum sayfasında "yeri kesin olarak bildirin, yaz tatilimizi planlayalım." biçiminde bir istek gönderdim. Uzun süre yetkili kimseden ses çıkmadı. Bu kez iğneli olarak " Henüz il belli değil ama şükürler olsun Federasyonumuz kendisini sevmeyenleri cezalandırıyor." biçimindeki yazıma çok çabuk tepki aldım, hemde en tepeden : "Yer taa ne zaman açıklanmışya, Ankaraymışya!"

Turnuva bir özel okulun salonunda yapılıyor. Ama salonu görmek gerek. Anlatma ile olmaz. Aşağıdaki resim biraz anlatıyor gibi. Kocaman, galeri gibi. Arka planda asma kat gibi üst kata geçişin merdiveni görülüyor. Bir turun hemen başlarında ana sınıfı öğrencileri öğretmenleri ile birlikte salondan geçerek dersliklerine gittiler. Teknik toplantıda İstanbuldan katılan birkaç sporcu salon konusunda eleştiri getirdiler. Sevgili dostum, kıymetli insan Ahmet Haznedaroğlu'nun bu konuda söyledikleri ilgiçti: " Daha iyi bir salon bulamadık. Siz neden İstanbul'da bir salon ayarlayamadınız? Son bir hafta kalana dek bekledik. Salon bulsaydınız turnuvayı İstanbul'a kaydırırdık." (Yukarıdaki paragrafı anımsıyor musunuz?)

2002 Türkiye Birinciliği finalinden bir görünüm.

Bu turnuvada hedefim % 50 başarı sağlamaktı. Bir-iki genç arkadaşımı üzmeyip, belki kazanabileceğim oyunları berabere bıraktığım halde yinede hedefi tutturdum.

Sanıyorum 1995 yılında Çanakkalede bir turnuvadaydı, Küçük Usta Kıvanç Haznedaroğlu ile bir resim çektirmiştik. Bu Türkiye birinciliği sırasında benzer bir pozda, bu kez Uluslararası Usta Kıvanç ile bir resmimiz var. Söz aldım : Büyük usta olduğu zaman bir fotoğraf daha çekileceğiz. Ama bu kez O oturacak, ben yanında ona sarılacağım.

Ben ve KüçükUsta Kıvanç
Ben ve UluslararasıUsta Kıvanç

 

Sayfa Başına Dön

 

Play-Off sonrası Ek Şans

Denizli'de elemeleri geçemedik. Ancak Ereğli takımının lige devam edememesi sonucu, Denizli play-off maçları sonrasında lige çıkamayan ilk dört takımdan birine şans doğdu: Bu dört takım Ankara'da eleme oynayacak ve biri Ereğli takımının yerini alacak. İlk gün ODTÜ takımı ile eşleştik. İlk tura tüm oyuncuların lisansları tam takım çıkaramadılar. 'Takımıma olan sorumluluğumdan dolayı' bir kaptan olarak lisansı olmayan sporcunun bize karşı oynamasına razı olmadığım için maç yapmadan ilk turu geçtik.

İkinci turda rakip, Denizli Satranç İhtisas ekibini eleyen Özel Trakya Koleji idi. İlk turda hiç ummadığımız biçimde 5-1 gibi bir skorla yenildik. Tek galibiyetimiz Hasan'dan. (Kimin kardeşi). Buna rağmen ikinci tura azimle başladık. Az sonra ikinci masa oyuncumuz Yalçın bir taş kaybetti. (Bu maçlarla ilgili yazdıkları mesaj sayfasında duruyor.) Üstelik konumu da berbat. Oyunu terk etmek istediğini söyledi. Gerçekten, maçları sürdürmenin anlamı yoktu. Diğer masalarda berabere önerdim ve onlara Birinci Ligde başarılar diledim.

Sayfa Başına Dön


ÇATALÇAM BELDESPOR 1. LİGDE!

2003 yılı birinci lige terfi play-off karşılaşmaları Bolu' da yapıldı. Çatalçam Belde Spor takım kaptanı ve ilk masa oyuncusu olarak lige çıkmanın sevinç ve heyecanını bir kez daha yaşadım. Bu benim bir takım ile 2. ligden 1. lige üçüncü çıkışım. Artık takımda oynuyor olmanın bireysel turnuvalardan farklı olan stresini tanıyor ve etkilenmiyor olmam gerekir. Ancak mümkün değil. Oyunların, eski dostları görmenin ve yeni oyuncularla tanışmanın heyecan ve stresi, sanki ilk kez böyle bir turnuvada oynuyormuşum gibi etkili oluyor.

Bu turnuvada karşılaştığım üç ilginç olayı anlatmak istiyorum. Öncelikle Bolu il temsilcisi ve turnuvanın başhakemi Sayın Reha ULUTEPE' den söz etmek istiyorum. Reha Bey ile yeni tanıştım. Satranca olan katkılarını görmemek mümkün değil. Bundan sonra da satranç adına olumlu işler yapacağından eminim. Değerli bir insan.

Turnuvanın teknik toplantısında, itiraz kurulu seçimine gelindiğinde, Reha Bey itiraz kuruluna "itirazını" dile getirdi: 'Futbol hakemi yanlış karar verir, takımın puanı gider, ama bir itiraz kurulu yoktur, hakemin dediği olur. Oysa satrançta hakem kararlarını yargılamak için bir oyunculardan kurulmuş bir itiraz kurulu var.' diyerek böyle bir kurulun olmaması gerektiğini savundu. İlginç bir yorum.

Ancak daha ilk turda hakemlerin de büyük hatalar yapabildiği kanıtlandı: İlk turda Muğla Datça Briç ve Satranç Kulübü ile oynuyoruz. Rakibin takım listesinde yer alan ilk isim Ali ÖZKOÇ. Bu durumda Ali eğer oynayacaksa ilk masada oynayacak. İkinci masada oynama şansı yok. Bir baktık, Ali ikinci masada, benim karşımda Emre MECİT isimli genç var. Reha Beye konuyu ilettim, tur listesini inceledi, hata olmadığını söyledi. O' nun yorumuna göre gençler de sıralı dizilmişlerdi! (Muğla takımında bize karşı 3 genç oyuncu yer alıyordu ve takım listesindeki ilk genç oyuncuyu birinci masaya oturtmuşlardı.) Reha Bey' e böyle olmaması gerektiğini söyledim. Daha sonraki turlardan birinde benim haklı olduğumu, hata yaptıklarını söyledi.

Yine birinci turda takım sayısı tek olduğu için Samsun OMÜ takımının tur atlaması ve 1 puan alması gerekiyordu. Oysa onlara beklemeleri, (Hatta OMÜ oyuncularının iddialarına göre beyaz oldukları masalarda hamlelerini yapıp saate basarak beklemeleri) geç gelen bir takım olursa onunla eşleştirilerek oynatılacağı söylenmiş. Teknik toplantıya dek gelmemiş, tur saatine dek gelmemiş, yolda olduklarını bildirmemiş, varlığı belli olmayan bir rakibi (kim olduğunu bilmeden hamle yaparak) beklemek... Bu da bana ilginç geldi. OMÜ takımı birinci turda olmayan, hayali rakibini hükmen yenmiş sayılarak 2 puan aldı.

Sanıyorum itiraz kuruluna bir müddet daha gereksinim var.

 

Sayfa Başına Dön

 

BU SAYFAYI KAPAT