Merhaba,
Ben Metin ASILKEFELİ, Samsun ve yöresinin gelmiş geçmiş en iyi satranççısı. Yada birileri beni öyle olduğuna acaip bir şekilde inandırmış ;o)
Şaka bir yana, bu sayfada benimle ilgili bazı bilgiler ve satrançta oynadığım oyunlardan bazı örnekler vereceğim. Satranca 1975 yılında başladım. 1977 yılında Samsun ikincisi oldum. O zamanlar özellikle Samsun'da satranç, diğer Anadolu illerine oranla oyuncu sayısı ve seviyesi olarak çok daha ileri düzeyde idi. Öyleki; 16 kişi ile döner turnuva olarak yapılan İl Birinciliği öncesinde, yine döner turnuva olarak yaklaşık 20 kişinin katıldığı İl Birinciliği seçmeleri yapılır, buradan 6 kişi İl Birinciliği ne katılma hakkı sağlardı. 1977 yılında Türkiye Gençler Birinciliği turnuvası ile ilk kez İstanbul Satrancı ile tanıştım. Bu turnuvada oynadığım ve ilk ciddi maçım olan Metin Asılkefeli-Orhan Tekelioğlu maçını (ki o maçı rahmetli Nevzat SÜER Cumhuriyet gazetesinde yayınlamıştı.) ve günümüz şampiyonlarından Can Arduman ile olan maçımı aşağıda bulabilirsiniz. 2 yılda bu denli hızlı bir çıkış yapmış olmamı satranca olan aşırı düşkünlüğüme ve 1976 yazı boyunca hergün günde 10-15 parti oynayarak pratiğimi artırmamı sağlayan Çarşamba'lı Av. Kani ÇATALSAKAL'a borçlu olduğumu söyleyebilirim. Kani Abi, (Abi diyorum, çünkü benden biraz yaşlıdır: 1918 doğumlu!) gerçek anlamda benim satrançtaki ustamdır.
1978 ve 1979 yıllarında Samsun Birincisi olarak Türkiye Birinciliğine doğrudan katılma hakkı sağladım. O yıllarda Samsun ve Mersin'den 1'er kişi olmak üzere, İzmir, Ankara ve İstanbul'dan katılan oyuncularla Türkiye Birinciliği düzenlenirdi. Çünkü yalnız bu illerde Satranç Federasyonuna bağlı dernekler vardı. İstanbul'dan elemelari geçip Türkiye Birinciliği'ne katılmak elbette çok zordu. Bu nedenle, o yıllarda İstanbul'dan elemeleri geçen, fakat taşradan katılan oyuncuların zayıflığından yakınan sevgili Ali İPEK, biraz da zayıf oyuncu olduğumu vurgulamak için olsa gerek, bana "ŞAMŞUN ŞAMPİYONU" derdi. Sevgili dostum Ali İPEK ile 1978 Türkiye birinciliği'nde oynadığımız oyun da aşağıda!
Okumaktan sıkılmadınız değil mi? Devam ediyoruz.
1979' da 14 oyuncu arasında %50 başarı ile Türkiye 6. oldum. Son iki tur rakiplerim Ergun Gümrükçüoğlu ve Ateş Ülker idi. Bir önceki sene her ikisi ile de berabere yapmıştım. Son iki turda 2 puan alırsam tek başıma Türkiye 2. si, 1 puan alırsam, tek başıma 5. olacak ve milli takıma girebilecektim. Oysa ben her iki maçı da yitirdim.
Üniversiteyi bitirdikten sonra askerlik ve iş nedeni ile satranç dünyasından uzaklaştım. Öyleki; 1982 - 1992 arasında hiç turnuva oynamadım. Daha sonra 10 yıl aradan sonra katıldığım ve hezimetle sonuçlanan bir Ankara Birinciliği...(İlk tur maçı. Masaya oturdum. O zamanlar sigara içiyorum, sigaramı ve çakmağımı notasyon kağıdının yanına koydum. Tur başladı, bir kaç hamle... sigara yakacağım ama dikkatimi çekti : Salonda kimse sigara içmiyor. Salon küçük ondandır diye düşündüm. TED'in salonu. Hakem Ali İpek'e nedenini sordum."Bundan birbuçuk sene kadar önce FIDE, turnuva salonlarında sigara içilmesini yasakladı." cevabını aldım. Satrançtan ne denli uzaklaştığımı bu anı çok güzel anlatıyor sanıyorum.)
Satrançla ilgili anılarıma burada bir nokta koyuyorum. Eğer istek olursa 1992 yılında geri dönüşümden, Ereğli takımında oynarken karar verip bıraktığım döneme dek anılarımı yazmaya devam ederim.
Bu sayfada bugüne dek yayınladığım oyunlarımı .pgn olarak yada .cbh olarak download edebilirsiniz. cbh foramatındaki bazı oyunlarımda naçizane analizlerim de bulunmaktadır J
29 Nisan 2001
Eklemek istediğim birkaç şey var. Türkiye'nin belkide en iyi satranç sitesi olan Turkchess' in düzenlemiş olduğu iki adet satranç turnuvasına katıldım: 2 dakikalık blitz ve 10 dakikalık standart turnuvaları. Her iki turnuva da 20 cıvarında oyuncu ile zone.com' da başladı. Bitiren oyuncu sayısı ise bunun yarısı kadardı. Bu durum elbette benim her iki turnuvada da birinci olmama gölge düşürmedi J
Turnuva, internette Türk oyuncular ile oynadığım ilk turnuva olması nedeniyle ilginçti. Gerçi, arada bir gün ICC' de oynanan bir turnuvaya katılmak için izin hakkımı kullanmam çok eleştirilmişti. Ama Dos Hermanas turnuvası yılda bir kez oluyordu ve benim orada GM' ler ile oynama şansım vardı (O turnuvada 4 gün oynadım, 2-3 GM yendim, 1 IM ile berabere yaptım...ortalama 5.5/7 puan topladım.)
Turnuvalarda, gerçek ortam turnuvalarında rastlayamayacağınız gelişmeler, kararlar oldu, bu nedenle de oldukça ilginçti. Ama daha sonraki turnuvaların daha kaliteli olacağını düşünüyorum.
Peki tüm bunları niye anlatıyorum? Çünkü, kazandığım kupanın ve plaketin resmini göstermek istiyorum. Sanırım, soldaki büyük olan benimki.('Yalnız resmini gönderin, kupaya gerek yok' dediğim halde, bana göndermeyi yeğlediler. Standard turnuvasına ise 5 kupa koydukları halde, turnuva bittikten sonra 'kalite düşük' mazeretiyle 3' e düşürerek iki iyi satranççı ve arkadaşı küstürdüler. Bana, 1979 Mersin Moda Festivali Satranç Turnuvasında olan olayı anımsatan bu durumu, doğrusu ben de kabullenemiyorum.)
Son olarak bu turnuva ile ilgili eklemek istediğim bir konu var:
Turkchess turnuvasında da Metin Kefeli adıyla yarıştım. Çünkü, Asılkefeli uzun
bir soyisim. Üçüncü karakter olan ' ı ' harfi (ve aynı zamanda son harf olan
' İ ' ) yabancı lisanlarda yok. O nedenle, ilk internetle tanıştığım ve adımı
vermem gereken yerlerde (mail adresi, satranç oynanan siteler, programlama ile
ilgili abone olunan sayfalar vs.) Metin Kefeli adını kullandım.(mkefeli yada
benzeri nick'lere FICS, ajedrez21, chessed, gamecolony, yahoo ve daha şu anda
aklıma gelmeyen bir çok yerde rastlayabilirsiniz.) Ama hiçbir zaman çıkar sağlamak
için kendimi zayıf bir oyuncu olarak göstermedim, zaten buna da ihtiyacım yok.
Hatta, turnuva direktörü olan Cevdet Kızıl' a (turnuva için elinden gelen fedakarlığı
yaptığını belirtmeliyim. Ancak halen eksikleri var. İnşallah bu konuları onunla
yazın İstanbul' da konuşacağız.) deneyimlerimin neler olduğundan bahsetmiştim.